
Alnı Secdeye Değenden Zarar Gelmez Mottosu
Eğer alnı secdeye sadece zâhiren değiyorsa ondan korkabilirsiniz; çünkü onun inancı ya gelenekseldir ya da inancı ideolojik seviyededir ve dünyanın tahsiline araç konumundadır. böyleleri çoktur.
imam-ı gazali dahi kendi döneminde din bilginlerini dünya ve ahiret alimleri olmak üzere ikiye ayırmıştır. düşünebiliyor musunuz, adam yıllarca medresede dini ilimler okuyor, ancak amacı sadece itibarlı makam ve mevkilere geçmekten ibaret.
işte kurumsal dinler böyle ortaya çıkıyor. zira siyasi erkin avamı kontrol altında tutabilmesi için ideolojik bir aygıta ihtiyacı oluyor. avam ki, zaten madde ve tabiat seviyesinde yaşayan bir tür memeli hayvandır… onun üzerindeki kontrolün etkili olması için gerekli ideolojiyi dinden devşiriyorlar ve kurumsal dinler ve din adamları sınıfı böylece ortaya çıkmış oluyor.
gerçekte hz. isa ile kurumsal din şeklindeki hristiyanlığın ne alakası olabilir ki? veya bizim diyanetin…
gerçek alimler başkadır. onlar dünyadan geçmişlerdir. bu nedenle onları bulmanız da zordur. onları ancak gerçek talipler bulabilir(dünyadan geçmeyi de kolay bir şey zannetmeyelim. zor durumdaki bir arkadaşım dış dünyasının iç dünyasının bir yansıması olduğunu öğrendikten sonra iç dünyasını mamur etmek üzere namaza, yoğun zikre başladı. bir müddet sonra işleri yoluna girdi. o noktada içinden şöyle bir sesin yükseldiğini söylemişti bana: “artık ibadet etmene gerek kalmadı. tüm istediklerini elde ettin”. bu sesin gelmesi onun niyetinin halis olmadığını göstermektedir ki, yolun başındaki için normal olarak görülebilir).
gerçek alimlerin, avamın şeklen de olsa inançlı kalması ve eğitimi için siyasi güçle kerhen ortak noktada buluşması ve kurumsal dine razı gelmesi de vâkîdir. bu noktayı da gözden kaçırmayalım. ancak zaman içinde kurumsal dinin katı ideolojik hegemonyası deli gömleğine dönüşmekte ve alerjik reaksiyona, inkara sebebiyet vermektedir. günümüzdeki yaygın inkarcı eğilim esasen dinin aslına ve özüne değildir; ideolojiye indirgenmiş dine yani dogmayadır. mesele kurumsal dinin yıpranmışlığı ve demode kalması ile alakalıdır.
artık çağımızda avamın güdülmesi için üretilmiş olan ideoloji bilimperestliktir. adamlar bilimin bir yöntem olduğundan habersiz, onu inanç konusu haline getirmişlerdir. içine düştükleri şeytani kısır döngüden de habersizdirler. bizim kifayetsiz ve ideolojik dindarlar da onlara çanak tutarlar.(bkz: evrim teorisi/#145084860)
sonuç: evet sadece zâhiren değil bâtınen de secde edebilen insandan korkmayınız. zira o yırtıcı hayvanlık sıfatlarından arınmış ve insanlık sıfatları ile donanmıştır. ondan size asla zarar gelmez.



