ibadetAcz ve Fakr

Fırıncı

Tuhaf bir fırıncı vardı. kendisine sahte para verseler de parayı kabul eder, paranın sahte olduğunu anladığı halde söylenmez, istenilen ekmeği verirdi.

etrafındakiler onun bu hâlini bilir, şaşırırlardı. kimse onun neden böyle yaptığını anlamazdı..

nihayet ölüm vakti gelip çatınca fırıncı ellerini yüce dergâha açtı ve şöyle yalvardı: 

“ey Allah’ım, biliyorsun ki yıllarca insanlar bana sahte dirhem getirdi ve ben bunu onların yüzüne vurmayıp istediklerini verdim.  şimdi ben de senin huzuruna sahte taâtlerle/ibadetlerle geliyorum, ne olur onları yüzüme vurma.”

kıssadan hisse: insanoğlunun becerebildiği yalnızca vızıldayıp arı taklidi yapmaktır. “bal” ise tamamen lütfu ilahidir. lutfa uğramak için, kişinin aczini ve kusurunu bilmesi şarttır.

isnetus 01.06.2014 20:14

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu