İmam-ı Rabbani EkolüSahabe-i Kiram - 4 Halife - Ehl-i Beyt

İsnetus’ta İmam-ı Rabbani Ekolünün Önemi

Her bilgi belli bir çerçevede(bağlamda) doğrudur. Çerçevesinden taştığı anda artık o bilginin doğruluğu kalmaz. Mutlak bilgi yani her çerçevede doğru ve geçerli olan bilgi insan için mümkün değildir. İnsan zihninin kavradığı ancak mutlak bilginin sonsuz yüzlerinden bir yüzünün kısımları veya parçalarıdır.

Evliyanın hakikat bilgisi dahi aynen bu şekildedir. Her birinin kalp aynasına aynı güneşin sureti aksetmiştir. Ancak her birinde çözünürlük değişiktir. Bu da onların arasındaki makam farkını oluşturur. Güneşin kendisi ise hep ötelerin ötesinde kalır…

Peygamberler ise öyle değildir. Onlar cezbe ve tasarrufla değil kelamla gönderilmişlerdir. zira nübüvvet zâhire bakar ve uygulamaya dönük ilimle bağlantılıdır.

Nübüvvet kemalatı: peygamberin toplumsal planda uygulanmak için sunduğu siyasi, sosyal öğretisidir ve toplumlara melekût (nurani alem) kaynaklı kuralların tatbik edilmesini gerektirir. Tüm sorunların toptan çözümüdür. Zira insanın ahlakı, dünya görüşü, tüm değerleri toplum içinde kazanılır.

Ancak bu ilim hakikati itibariyle, kendisinden sonraki ilk üç nesilde canlı kalabilmiş ve ondan sonra sönmüştür. İmam-ı rabbani hazretlerinin deyimiyle, nübüvvet kemalatı ashapta, tabiinde görülmüş ve tebe-i tabiinde iz bırakıp kaybolmuştur.

Güneş mesabesinde kalpleri ve kâinatı aydınlatan nübüvvet nuru batınca onun yerini “velayet” ayı almış ve müslümanları tamamen karanlıkta kalmaktan kurtarmıştır.

Velayet kemalatı bir derece ruhbanlığa kayan bir yoldur, bu sebeple dünyaya verdikleri nizam belli bir ölçünün ötesine geçememiştir. 1600’lerde ise artık velayetin topluma verdiği enerji gittikçe yetersiz hale gelmiş ve başka bir istikamette toplumsal bir nizam oluşturan batı karşısında tutunabilmeyi sağlayamamıştır.

Bu gerçeği ilk idrak eden İmam-ı Rabbani hz.’dir. bu büyük zat bütün ömrünü vahdet-i vücud kemalatının ötesine geçmeye harcamış ve muazzam bir başarı kazanmıştır. marifet ve irfanda öylesine çığır açmıştır ki, islam dünyası onu idrakten aciz kalmış ve eski yolda ısrar etmişlerdir. hâlâ da, imam-ı rabbani hz.’ni hakkıyla değerlendirebilen pek az kimse vardır. yeni neslin anlayacağı dille ifade edersek, onun force/güç hakkındaki bilgisi hayallarin ötesindedir.

İmam-ı Rabbani marifet sahasındaki yaptığı devrim ile kemalat cihetiyle sahabelere yakın bir noktaya erişmiştir. Onun nurunu yeryüzüne indirmek bizim kurtuluş anahtarımızdır.

İşte imam-ı rabbani hazretleri müceddidiyye (yenilikçilik) ekolü ile bize yepyeni bir islam medeniyetinin ruhunu ve irfanını sunuyor. O irfanı yeryüzüne indirmek ve bir hayat tarzına dönüştürmek ise bizim vazifemizdir.

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu