Hayatın AnlamıAllah'ı Bilmek (Marifetullah)İman ve İnkarTevekkül

İntihar Düşüncesini Kafadan Atmanın Yolları 2

Kaydadeğer bir iman ve marifete(marifet=allah’ı bilme) sahip olmayanın gerçek manada mutlu ve huzurlu olabileceğine hiç inanmadım ve inanmayacağım.

imanı ve marifeti olmayan kimseyi ayakta tutan sadece gaflettir. zaten bu kimse gafletini artırmak için elinden gelen her şeyi yapar. alkol, seks, sefahet vs. yollarla hep bir his iptali içine girmeye çalışır, ki ruhunun feryadını duymasın. 

eğer herhangi bir vesileyle gafletten sıyrılacak olursa(bir yakının ölümü gibi) hissettiği azabın şiddetinden ölümü arzu eder.

tevhid ve tevekkülden uzak bir kimseyi düşünün. aslında bu şahsın yolda yürüyebilmesi bile bir mucize,

çünkü onun itikadınca her şey gelişigüzel ve tesadüfi olarak cereyan ediyor.

karşısına bir tinerci çıkıp bıçağı sokabilir,

bir araba ezebilir,

kafasına inşaattan tuğla düşebilir,

vs… vs…şeklinde sonsuz ihtimaller söz konusu.

buna rağmen hangi emniyet hissiyle ortalarda dolaşıyor, hayret. ben olsam çıldırırdım.

olaylar gelişigüzel ve tedadüfi olarak cereyan etmezler. şimdi bunu ilk defa nasıl farkettim size anlatayım:

zamanın birinde bir arkadaşım ailesini memlekete gönderecekti. ben de yardımcı olmak için yanlarındayım. otogara doğru yola çıktık. 2-3 yaşlarındaki çocuklarını da benim kucağıma verdiler. çocuk kucağımda iken terlemeye başladım. sanki bir anda bütün kainat abus bir çehreyle ve düşmanca gözlerle bana bakıyordu. yolda karşıdan karşıya geçerken bile dehşet içinde kalıyordum. sanki taksiler gelip çarpacaklar ve çocuk ölecekmiş hissine kapılıyordum.

hem bir dehşet, hem de bir hayret içindeydim. çocuğa şaşkın gözlerle bakıyor ve onun bu zamana dek hayatta kalışına hayret ediyordum. etrafta o kadar çok tehdit vardı ki, bu nasıl şimdiye kadar ölmemiş diye düşünüyordum.

neyse bu delice düşüncelerimi kimseye belli etmedim. ama kan ter içinde kalmıştım. lakin zaman içinde bu olay kafamda dönüp durdu. nihayet bir gün meselenin hakikatine vakıf oldum. 

aslında kalın bir gaflet perdesi altında ve yanlış kurgulanmış bir zihin dünyasının kaydında olduğumu anladım.

olayların kendi kendine cereyan etmediğini ve hepsinin Allah tarafından organize edildiğini dolayısıyla onun izni olmadıkça hiç bir zarara uğramamın söz konusu olmadığını, ama o dileyince eften püften bir sebebin bile beni bitirebileceğini anladım.

ve yüzümü Allah’a çevirdim. “ey Allah’ım biliyorum her şeyin ardındaki sensin, korkulması gereken ancak sensin, sen yazmadıkça ve izin vermedikçe hiçbir şey olmaz, bana bir zarar ulaşmaz” dedim ve meselenin Allah’ın rızasını/gönlünü kazanmak olduğunu anladım ve işlediğim suçlar için özür diledim/tevbe ettim ve etmeye devam ediyorum.

ayrıca pozitivist-materyalist bakış açısının bir mini özeti için;

(bkz: #46056882)

isnetus 06.10.2014 16:54 ~ 17:08

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu