Beyazıd-ı bestami hazretlerine biri gelir ve “falanca kimse size kötülük etmek istiyor” der. hazret de bunun mümkün olmadığını çünkü o şahsa hiç iyiliği dokunmadığını söyler.
hazret niçin böyle söylemiştir?
cevap ilmin babası hz. ali’den gelsin:
“iyi kimseye yapılan iyilik, onu daha da iyi yapar; fena kimseye yapılan iyilik ise onu daha beter azdırır”
insanların ezici çoğunluğu emmare dediğimiz en dip şuur seviyesinde bulunurlar. emmare ise kesinlikle kötü ve şerli bir mahluktur. ingiliz lordu gibi terbiyeli ve nazik bile olsa o kimse yine de son derece şerlidir ve dark side’a mensuptur.
işte bu yüzden “iyilik yaptığın insanlardan kork” denilmiştir.
peki o zaman iyilik yapmayacak mıyız?
asla böyle bir şey söz konusu olamaz. zira esasen kişinin yaptığı her şey kendine geri döner. o yüzden iyilik yapmak zorundayız ama bunu karşılık için yapmayacağız. emmare kimse, bir iyilik yaparsa bunu karşısındaki kişiyi borçlandırmak ve zamanı geldiğinde ondan iyilik görmek için yapar. kredili alışveriş gibi bir durumdur onunki.
biz iyiliği yalnızca hak ve hakikate uygun düşmek için yaparız; karşılık görmek için değil… hatırlarsanız bu incelik bizde, “iyilik yap denize at, halk bilmezse halik(yaratıcı) bilir” atasözü şeklinde anonimleştirilmiştir. belli ki, evliya kelamından alınıp halka mâl olmuş…
bu konunun hikmetini de yine hz. ali’den verelim:
hz. ali bir defasında yanındakilere:
“ben hiç kimseye bir iyilik ve kötülük yapmadım!” dedi.
oradaki insanlar şaşırdılar ve:
“efendim, bu nasıl olur? kötülük yapmadığınız doğru, fakat hiç kimseye bir iyilik yapmadınız mı? bizler sizin çok iyiliğinizi gördük!” dediler.
hz. ali:
“ben her ne yaptımsa kendime yaptım” dedi ve şu ayeti okudu:
“kim bir iyi amel yaparsa, bu onun kendi faydasınadır. kim de bir kötü amel yaparsa, bunun zararı kendinedir. sizler sonuçta rabbinize döndürüleceksiniz. o size hak ettiğinizi verir”(casiye 15)
sonuç: iyiliği karşındaki kimseyi borçlandırmak için yapıyorsan kork. ego kaynaklı bir davranışın mutlaka sana negatif bir geri dönüşü olacaktır. sen bunlara maruz kala kala en sonunda, “insanlara iyilik yaramıyor” deyip artık taş kalpli zalim bir adama dönüşürsün. aslında olan biten yalnızca senin özünün dışa taşmasıdır. özündeki şer tohumunun filizlenip benliğini sarmasıdır.
iyiliği hakk için yapıyorsan korkma. sana düşmanlık yapanın şerri sana erişmeyecektir. ancak bu lafla olmaz. kişinin şuur mertebesi ile alakalıdır.



