
Bir arkadaşımızın rüyası:
“rüyamda bir kuzu vardı. seke seke yürüyordu. çevremdekiler bu kuzuyu kesip tandır yapmaktan bahsediyordlardı; ama henüz çok küçük olduğu için, biraz daha bekleyeceklermiş”.
yorum:
rüyada görülen kuzu, kişinin ıslah olmuş nefsidir. eğer nefste düşük sıfatlar olsaydı, ona uygun diğer hayvanların suretinde belirirdi. mesela insanlara saldıran, yaralayan, inciten biri olsaydı, nefs rüyada yırtıcı ve vahşi hayvan olarak görülürdü. demek ki arkadaşımız artık insanları incitmez hale gelmiş ki, nefsi kuzu suretinde görünür olmuş.
vahşi hayvanat kurban olarak kabul edilmez; ancak kuzu elbette makbul bir kurbanlıktır. o kimse nefsini hakk için kurban edecektir. böylece hakka ulaşacak ve hakikati müşahade edecektir.
nedir o hakikat?
gerçekte tüm görünümler altında yapıp eden hep o. o’ndan başka yapıp eden yok. bizim kendimizi ve diğerlerini ayrı ayrı merkezler olarak görmemiz, sadece çarpık bir görüş ve bozuk bir zan.
tüm kötülükler nefsimizden, tüm hayırlar ise hakk’tan…allah mutlak varlık ve sırf hayırdır; onda hiç şer yoktur. zira kötülük ve şer, ancak yokluktan zuhur eder. tüm kötülükler aslında bir olmama halidir. karanlığın gerçek bir varlık olmayıp, aslında ışığın yokluğu olması gibi veya zulmün adaletin yokluğu olması gibi…adalet hakka aittir, zulüm ise bize ve nefsimize… nefs, ego, benlik tamamen bir cehalet ve algı yanılması sonucu var olmuştur. gerçek varlıkları yoktur. nefsin hakikati katıksız yokluk olduğu için, tüm şerlerin de menbaı olmuştur.
not: burada bahsedilen ilimden, vahdet-i vücud ehli habersizdir. onların nazarı bu ilme yetişmez.



