
Mezhep zan demektir.
dinin tek temsilcisi ve olduğu gibi açıklayıcısı peygamber efendimizdir. ondan başka kim her ne açıklarsa, ancak kendi zannını açıklamaktadır.
+ama ben ayetleri ve hadisleri olduğu gibi beyan ediyorum.
– yok öyle bir şey. sen ancak kendi anladığını beyan ediyorsun. vahiy almadığın ve vahiyle doğrulanıp sürekli vahiyle kontrol altında tutulmadığın müddetçe, sadece bir zan içindesin ve insanlara sunduğun ancak kendi anlayışındır. işin trajik tarafı şudur ki, bu konu tefekkürde çok basit bir meseledir. bu kadarcık bir mevzuyu bile anlamaktan aciz adamlar çıkıp dine dair konuşuyor.
+ peki tüm bu sunulan zanların hangisi hak hangisi bâtıl nereden bileceğiz?
– öncelikle şunu başa alalım: hiçbir zan veya sistematik anlayış, tümüyle hak olamaz. insan için bu mümkün değildir. hepsinde hak ve bâtıl karışık durumdadır. eğer hak olan kısım, bâtıl olan kısma galip gelmişse, o zaman onu hayırlı olarak kabul ederiz; tersi durumda şerli olarak kabul edip, bâtıl olarak yaftalarız.
hak yönü galip olan bir anlayış, etkilerinden ve sonuçlarından anlaşılır. kişide üstün ve güzel ahlak; toplumda barış, refah, huzur, adalet gibi sonuçlar üretecektir.
+ ama isnetus, bu dediklerinin şu anda hiçbirinde var olduğunu sanmıyorum.
– vakti zamanında güzel ahlaklı insanlardan oluşan müreffeh ve güçlü toplumların oluşmasına vesile olmuştu onların her biri. demek ki, günümüz dünyasının ihtiyaçlarına karşılık veremiyorlar. bu durumda günümüz dünyasına cevap verebilecek yeni bir sistematik anlayışa ihtiyacımız olduğu ortaya çıkıyor.
+ peki bunu kim yapacak?
– o iş bizim boyumuzu aşar. zamanı gelince ehli çıkar ve vazifesini yapar. biz de o zamana dek mecburen fetret devri şartlarında imanımızı korumaya çalışacağız.
+ peki isnetus o dediğin üstün bir zannın üretildiğini nasıl anlayacağız?
– o sana anlatacaktır kendini. susuz nasıl suyu reddedemezse, toplum da onu reddedemeyecektir.
+ peki isnetus senin tüm bu anlattıkların da bir zan mı?
– elbette bir zan. ben peygamber değilim; dolayısıyla dinin temsilcisi de değilim. sadece kendi anladığımı açıklıyorum. vahiy de almadığım için söylediklerimin içindeki bâtıl ve yanlış hükümler ayıklanmamış olarak olduğu gibi durmaktadır. eğer hak olan kısmın bâtıl olan kısma galip geldiği kanaati oluştuysa sende, hayır üzere olduğuma hükmedebilirsin.
ve de son olarak şunu söyleyeyim: iyi mal kötü malı piyasadan kovar. iktisada dair bu kural, zanlar için dahi geçerlidir.



