Ölümden Sonra Hayat 2
Bütün madde formlarının, bitki, hayvan ve insan bedeninin enerjetik bir eşleniği vardır. maddi yapı bu şeffaf ve latif bedene elbise gibidir. ölüm geldiğinde madde yapı dağılır ve enerjetik latif bedeni serbest bırakır.
madde yapının kuran’daki şifresi “arz” kelimesi, enerjetik yapının ise “semâ” kelimesidir.
1- yer(arz) o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,
2- yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,
3- ve insan: “ona ne oluyor?” dediği zaman.
4,5- o gün yer, rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.
6- o gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.
7- her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.
8- her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.
(zil zal suresi)
beden fonksiyonlarını durdurunca latif/şeffaf beden ile aralarındaki ilişki büyük ölçüde kopar. kendimizi bir anda o seyyal yapı olarak idrak ederiz. şuurumuz ise artık en son haliyle sabitlenmiştir. bedeni kaybettiğimiz için onun imkanlarını kullanarak daha yüksek bilinç noktalrına ulaşmak artık mümkün değildir. ancak çok farklı bazı hallerle karşı karşıya kalırız.
eskiden bedenin beş duyusu ile kayıtlıyken artık değiliz. latif bedenimizin duyu skalası olağanüstü geniştir. bir anda çok yüksek bir algı kapasitesine ulaşırız. işte o an, korkunç bir pişmanlıkla dünya hayatını boşa harcadığımızı ve artık o imkanlara bir daha ebediyen kavuşamayacağımızı biliriz. dehşet bir pişmanlıktır bu.
bunları nereden mi biliyorum? elbette ki tasavvuf büyüklerinden. çünkü onlar daha madde bedenlerini kaybetmeden önce o şeffaf/latif bedene sıçramayı ve onun imkanları ile yaşamayı deneyimlemişlerdir. zaten onların sanatı budur. üstelik bütün bilgilerini açık açık anlatırlar. tabii dünya sarhoşluğu ile onların sözlerini dinleyen çok azdır, o da ayrı mesele…



