Dini Dogmalar Sahiplerini Bağlar
Diğer insanlar dogmatikmiş, ama bunu söyleyen şahıs dogmatik değilmiş güya! verilen izlenim bu…
önce şunu söyle: sen gerçekten bir materyalist misin veya böyle bir oluşun imkanı var mıdır?
materyalist kabaca şöyle bir şeydir:
“dünya gelişigüzel ve tesadüfen oluşmuş bir kütledir. üzerindeki canlı formlar da aynı şekilde gelişigüzel ve amaçsızca oluşmuş varlıklardır. hiçbirinin herhangi bir değeri olmadığı gibi, herhangi bir anlamı da yoktur. hepsi geçici bir süre var olurlar, sonra da yok olup giderler. beşeri değerlerin hepsi tamamen uydurma şeylerdir. ölüm ve yok oluş herhangi bir anlam bırakmaz”…
ama siz materyalist olduğunu iddia eden insanlarda itikatlarıyla uyumlu bir hayat tarzı görebiliyor musunuz? bilakis, tam anlamıyla tersinden bir mistizme düştüklerini görüyorsunuz değil mi? halkı için ölümü göze alan, hatta canını feda eden ve ölürken kanıyla “devrim” yazan komünistler…ölünce romantize edilip kahramanlaştırılan, adına filmler besteler yapılan devrim şehitleri(!)…adalet için her türlü çileyi, hapsi göze alan güya materyalistler…say say bitmez…
buradaki korkunç çelişkiyi görebiliyorsunuz değil mi? bunlar adeta tersinden bir din kuruyorlar. söylemleri materyalist ama hepsi gerçekte sonuna kadar mistik. sebebi de şu: maddeci bile sistemini ruhi bir çaba ile kurmaktadır. dolayısıyla materyalizm bile aslında karşıt kutupta örülmüş bir dindir. insan için bundan başkası da mümkün değildir. zira insan “ben materyalistim” demekle ruhunu çıkarıp atmış olmaz. sahici materyalistler belki hayvanlardır; o da ancak bir ölçüde…bakın hayvanlara… hiçbir şeyin derdini kaygısını çekiyorlar mı? basitçe yaşayıp gidiyorlar.
yine aynı nedenle türkiye’de, “ben ateistim, agnostiğim, deistim” diyenlerin hemen hemen hepsi gerçekte anti-dincidir. kendilerine empoze edilen din-tanrı kavramlarını reddetme tavrından öte bir şey değildir yaptıkları. zaten felsefi manada bu kavramların hakikatini irdeleyecek seviyede değildir hiçbiri. hiçbir zaman da o seviyede olamayacaklardır.
peki bu tayfa neden din-tanrı kavramını reddetme, karşıt kutupta konumlanma ve bir karşıt din örme ihtiyacı duyuyor?… çünkü din pek çok mankafanın zannettiği gibi mutlak bir olgu değildir ve büyük ölçüde kültürel ve dönemseldir. zaman içinde miadını doldurur, çevreye ve evrene uyum sağlama konusunda beşere destek olma vasfını yitirir, hatta köstek olmaya başlar. işte bu noktada “başlatma senin dinine de, tanrına da, kutsallarına da, ritüellerine de…” tepkiselliğini üretir.



