Hayatın Anlamı 1
“Düşünüyorum o halde varım” hükmü bizde iyice klişeleştiği için manası ya hiç anlaşılmaz, ya da yanlış anlaşılır.
o yüzden ben her ihtimale karşı tekrarlayayım,
acaba ben var mıyım?
ya yoksam?
ya benden çok güçlü bir varlık beni uyanılmaz bir rüyanın içine sokmuş ve bu etrafta gördüğüm her şey o rüyaya dahil ise?
tamam her şeyi sorgulayabilirim, şüphe ettiğim her şeyi yok farz edebilirim, ama en sonda kesinlikle inkar edilemez bir eşiğe geliriz.
o da “ben” dir.
“ben” in mahiyeti şu olabilir, bu olablir ama inkarı mümkün olamaz. çünkü eğer “ben” olmasaydım, “ben var mıyım?” sorusunu dahi soramaz, varlığımdan şüphe edemezdim.
bunu neden anlattım? çünkü aynı metodu kullanacağız, hayatın anlamını sorgulamak için.
hayatın anlamı var mıdır?
elbette vardır. olmasa bu soruyu soramazdın.
neden soramayayım ki?
çünkü anlamı olmayan bir hayat, anlamı olmayan bir varoluş, asla böylesine bir farkındalık içeremez. yani sen anlamsızlığın ortasında tutup da, “bütün bunların br anlamı var mı?” diye soramazsın. tabii aslında anlamsız bir varoluşu hayal etmek bile muhaldir.
çünkü sonsuz bir hiç, her şeyi piç eder bırakır.
çok sevgili materyalistim, yiğidim, işte burası senin defi hacet giderdiğin yerdir.
al, tuvalet kağıdın da benden olsun.
(bkz: vahdet-i vücud/#47084054)



