İyi İnsan Olmanın Hiçbir İşe Yaramaması 2
Bu dünyada hiçbir insan karşılığını alamayacağı işe girişmez.
ilk başta karşılıksız yapıldığı intibaı veren bir işte bile yine gizli bir karşılık vardır. bu genelde ego tatmini olur. kişi kendini değerli hisseder.
iyi rolüne de kötü rolüne de hep belli sonuçları elde etmek üzere bürünülür.
peki karşılıksız iş yapmak mümkün müdür?
evet mümkündür ama çok yüksek bir şuur seviyesi gerektirir. bakmayın siz bol keseden atanlara.. bu işler öyle lafla olmaz. egoyu aşamayan kimse, kesinlikle ve kesinlikle karşılıksız iş yapmaz.
bunu başarmak için tasavvuf ehli nice yıllar eğitim görür. o kadar eğitim ve çalışmadan sonra karşılıksız iş yapma noktasına pek azı gelebilir. diğerleri yine egonun kucağına düşerler.
tasavvuf ehline şu ders verilir ve hazmetmesi istenir. (ders klasik ekolün diliyle yazılmıştır. günümüz anlayışına çevirmeye üşendim. idare edin. klasik ifadeler yüzünden gökte oturan aksakallı tanrı hayaline kapılmayın)
muhabbet, gayret , çaba…bize düşen budur.
gerisi Allah’a kalmıştır.
dilerse verir, dilemezse vermez.
faraza, “ne yaparsan yap sana vermeyeceğim” dese allah,
biz, “ya rabbi o senin takdirindir, sen en doğrusunu bilirsin. bize düşen kulluktur. son nefesime kadar elimden geleni yapmaya devam edeceğim. elimden gelen karınca adımları olsa bile” demeli ve her daim bu şuurda olmalıyız.
hiçbir şey vermese dahi, en ufak bir şüphe, tereddüt, sarsıntı, üzüntü vs. haller göstermemeliyiz. aynı şevkle, aynı gayretle çalışmaya devam etmeliyiz.



