Kadın ve Erkek (Dişil ve Eril Enerji)Cennet ve CehennemDünya ve AhiretEsma-ül Hüsna ve TecellileriEvliyalarHatem'ül Enbiya (sav)Sevap ve Günah

Kadınların Dert Anlatan Erkeklerden Hoşlanmaması 2

Sürekli dert anlatan, yakınan, şikayet eden insanları hiç kimse sevmez. zira bu tür davranışlar negatif enerji üretimine ve salınımına sebebiyet verirler.

negatif enerjiye maruz kalanların da elbette içi sıkılır, oradan ve o kimseden uzaklaşmak isterler. şikayet etmek, dert yanmak, üstelik de bunu insanlara karşı yapmak hakka karşı işlenmiş ağır suçlardandır. hakkı ve o’nun işlerini onun kuluna şikayet etmek gerçekten çok çirkin bir iştir.

gelin bu meselenin inceliklerini ustasından öğrenelim:

“hikmeti icabı sende yapacağı ve tecrübe için vereceği bazı belalardan dolayı allah’ı ithama kalkışma… bil ki; sana düşen vazife, bela olursa sabır göstermektir, hayra da şükretmek…

nimeti bulmadan bulmuş gibi görünüp şükretmek, içinde bulunduğun bir felaketi
şikayet etmekten daha iyidir…

nimet-i ilâhiye’den mahrum olan tek kişi gösterebilir misin? hayır!.. işte ayet:

– “allah’ın nimetlerini saymağa kalksanız bitiremezsiniz…”

halihazırda üzerinde o kadar çok nimet-i ilâhiye var ki; hiç birini görmek istemiyorsun…

kalben hiçbir mahluka gönül verme. ve, kalben hiçbir kimse ile ünsiyet kurma. ülfetin allah ile olsun. o’na güven. derdini o’na açarsın… arada ikinci bir varlık görmemelisin… çünkü başka bir varlık sana zarar veya menfaat vermeğe güçlü değildir. belayı senden yine o defeder. izzeti ve zilleti o meydana getirir… o’ndan başkası sana ne yükseklik verebilir; ne de aşağı derecelere indirebilir. başkası ne zengin edebilir, ne de fakir. ve hiçbir şeyi hareket ettiremez ve durduramaz. hepsini hakk yaratır ve hepsi o’nun elinde ve o’nun iznindedir. her şey o’nun emriyle cereyan eder ve yürür. her şey muayyen vakte bağlıdır. kafi derecede gelir. sonra gelecek olan, önce gelmez. önce gelecek olan da, sonraya kalmaz. allah-ü teala şöyle buyuruyor:

– “allah sana bir zarar verecekse giderebilecek de ancak yine o’dur . şayet sana bir hayır murat edecekse, o hayrı senden çevirecek yoktur.”

ihsanını dilediğine verir. o hem rahîm , hem de gafûr’dur . afiyette bulunduğun halde hakk’ı şikayete kalkışma. yanında allah’ın bol nimeti olduğu halde fazlasını isteme. sana verdiği nimeti görmez olup inkar yoluna sapma. bu halin bir nevi istihza olur. sonra, allah-ü teala seni inceden inceye hesaba çeker. dünyada belanı arttırır, ahirette ise seni azarlar. cehenneme atar. sonra, seni manevi halden soyar, rahmet nazarını senden çeker.

tüm gücünle şikayet etmekten sakın. etlerin makaslarla parça parça doğransa da itiraz yoluna sapma.

sakın ha sakın itiraz etme:

– “allah , allah…” de… kurtuluş iste. fakat yakınarak değil. yakınmaktan kaçın. şekva yolunu tutmaktan çekin.

çünkü ademoğlunun başına gelecek belalar ancak itirazından dolayı gelir…

o , merhametlilerin en merhametlisi olduğu halde, nasıl o’ndan şikayet edilir? hakîm, habîr, kullarına en çok acıyan ve lütfunu esirgemeyen o olduğu halde, nasıl o’ndan dert yanılır? o kullarına zulmetmez. kuvvetli, işinden iyi anlayan bir doktora kızılır mı? evladına acıyan bir anne cinayetle itham edilir mi?

peygamber efendimiz şöyle buyuruyor:

– “allah-ü teala kuluna çok merhamet eder; bir ananın evladını o kadar esirgemesi imkansızdır.”

ey zavallı, allah’a karşı edep tavrını takın. başına gelen belaya sabret, sabretmeye çalış. güçlükle de olsa kendini bu yola uydurmaya alıştır. rıza ve muvafakat yolunu tut. maneviyattan az buçuk nasibin varsa, bu yolu tutarsın.

hakikaten bu yola devam edersen eşi bulunmaz bir cevher olursun. aksi halde her şey elinden gider, artık bir daha bulmana da imkan kalmaz.

allah-ü teala’nın şu ayetini dinle:

“sevmediğiniz halde savaş size zorunlu kılındı. sevmediğiniz bir şey sizin için iyi ve sevdiğiniz bir şey de sizin için kötü olabilir. siz bilemeseniz de allah bilir”

çünkü işlerin içyüzünü herkes göremez. böyle olunca, herhangi bir şeyi hislerine uyup iyi veya kötü görerek uygunsuz bir yola sapma.

dilini şikayetten alıkoy… bu halleri özüne benimsettikten sonra, her şey sana hoş gelir. gelecek hayır olursa senin için güzelleşir. şer gelirse korkma; seni, taat ibadet yolunda felaketlerden hakk saklar. seni o beladan dolayı halka rüsva etmez. hatta, o belanın, gelip gidişinden senin haberin bile olmaz. bir karanlığın gelişi gibi, akşam gelir; gün doğunca gider. gidince de her taraf ışıkla dolar. ve o bela, senin için sıcak karşısında yok olan soğuk gibi olur.

beladan korkma…. onlar günahlara kefaret olur. nasıl ki; peygamber efendimiz bu hali işaret ederek:

“bir günlük sıtma, bir yıllık günaha kefaret sayılır.” buyurmuştur.

zahirde bela gibi görünen haller, seni daha da olgunlaştırır. bulunduğun hali muhafaza hakkı sana tanınır. ilahi sırları saklamaya emin görünürsün. kalbin nurlanır, gönlün açılır. lisanında bir duruluk olur. bu duruluğun sebebiyle hikmetli konuşmalar yaparsın.

sana muhabbet, sevgi yolları açılır, hep bunları anlatırsın… sendeki bu üstünlük sebebi ile herkesin sevdiği bir varlık olursun. insanlar da seni sever, başka yaratılmışlar da… dünya da sana koşar, ahiret de…

sen artık allah’ın sevgili kulu oldun. her şey seni sevmeğe başlar. mahlukatın sevgisi, hakk’ın sevgisine bağlıdır. aynı şekilde nefreti de, o’nun nefretine bağlıdır. allah seni sevince, her şey seni sever. nefret edince de her varlık sana düşman kesilir”.

(fütuh-ul gayb, abdülkadir geylani)

isnetus 23.01.2023 13:39 ~ 14:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu