Kainatın Hamurunun Muhammed’in Nuru ile Yoğrulması
Ruh aslen tektir, bölünmez, parçalanmaz, zaman ve mekan üstü varlıktır. canlı ve diri bir varlık olması ve yakınlık kurduğu her şeye hayat vermesi hasebiyle ona “ruh” denmiştir. diğer isimleri “külli ruh, kudsi ruh…”, aynı zamanda, bu varlık şuurlu, akıllı bir varlık olması itibariyle ismi “akl-ı kül/külli akıl” dır veya akl-ı evvel/ilk akıl dahi denilir. en meşhur ismi ise ***”hakikat-i muhammediye’dir**** yani son peygamberin hakikati/özü. kainat bu ruhun donup billurlaşması ile oluşmuştur. yani bir denizin buz tuttuğunu düşünün. o artık buzdur(maddeleşmiştir) ama gerçekte hâlâ sudur.
ilaveten, kainat büyük bir insan, insan ise küçük bir kainattır. çok basit bir örnekle verirsek; bütün kainatı muazzam ölçekte sıkıştırıp zipleyebilseydik, o insan olurdu. bir insanı aynı ölçekte açabilseydik, kainat olurdu. bir çınar tohumunda bütün çınar ağacının gizlenmesi ve potansiyel olarak bulunması gibi…hâsılı, o ruh bizim dahi hakikatimizdir. ama son peygambere göre eksik temsil konumundayız, bu sebeple ruh ona nispetle isimlendirilmiştir vesselam…



