Nefs-i Emmare 6
Nefs/ego, emmare mertebesinde iken kendini adeta tanrı gibi görür. o her zaman haklıdır; başkaları ise hep haksızdır. hiçbir eleştiriyi kabul etmez. kendini de gerçekte hiçbir zaman eleştirmez. özeleştiri kelimesi onun lugatında yoktur. kendini eleştiriyor gibi göründüğü zamanlar olur; ancak bu sadece bir taktiktir. dışarıya veya kendine karşı bir takım dengeleri korumak amacıyla yapar bunu.
bir emmareyle sohbet ederken bir takım yanlışlıklardan, hatalardan kusurlardan söz açıldığında, onları hep başkalarına verir ve asla kendi üzerine almaz. hatta söze karışıp cevval bir biçimde ona buna atıp tutmaya başlar.
ona iyi niyetle uyarıda bile bulunamazsınız. uyarıyı değerlendirip kendine çekidüzen vermeyi düşünemez; egosuna bir saldırı olarak algılayıp derhal karşı saldırıya geçer. bu arada, hak, adalet, eğri, doğru gibi kavramlar umrunda değildir; yalnızca muhatabına öfkesini kusar. tanrıya söz söylemek kimin haddineymiş!
emmarenin dini imanı olmaz; onun ancak dogması olur. ona en yüksek hakikati de sunsanız, kısa sürede onu bir taassuba ve dogmaya çevirir. o dogmayı da egosuna iliştirip, başka egolara ve dogma sahiplerine savaş açar.
emmarenin başlıca vasfı kavgacı, bölücü, hizipçi olmasıdır.
diğer bir vasfı ise hep alıcı olup, hiçbir zaman verici olmamasıdır. o yüzden iblisin en nefret ettiği kimseler cömertlerdir.
bir emmare, yaşadığı ağır olaylar nedeniyle kolayca depresyon, çöküntü hatta intihar noktasına kadar gelebilir; çünkü o elastikiyet gösteremez; basitçe kırılıverir.



