RuhOkuyucu Mesajları

Ruh 2

Esasen ruh tek bir cevherdir. çok sayıda ruh yoktur. tüm bedenlere taalluk eden işte bu tek olan ruhtur.

ruh titreşimi son derece yüksek ve bu nedenle son derece latif bir cevher olduğu için döküldüğü kabın şeklini alır ve onun rengine girer. ruhun indiği bedenlerin hepsi genetik olarak birbirinden farklı olduğu için her bedende ayrı ayrı kimliğe bürünür. buna ilaveten bir de çevre faktörü vardır. her bedenin yaşadığı devir, sosyal ortam, kültür farklı olduğu cihetle ruh yine bundan tesir alarak farklılaşır.

kısacası hepimizin özü olan ruh,

1. farklı genetik kodlar taşıyan bedenler
2. farklı çevre ve etkileşimler

yüzünden birbirinden farklı görünümler alır. malum olduğu üzere farklılık aynı zamanda çatışma demektir. farklılığın derecesine göre çatışmanın şiddeti de artar.

özde bir ve aynı olduğumuz halde, işte böyle birbirinin kanına giren varlıklara dönüşürüz bizler.

tasavvufta seyr-i süluk denilen olgu, ruhu indiği bedenden sıyırıp önceki saf haline getirmeyi amaçlayan bir dönüşüm sürecidir. kendilerini bedenden sıyırabilmeyi başaran ruhlar tekrar özdeki birliği yakalarlar. tasavvuf ehlindeki sahici hoşgörünün sebebi de budur. nasıl ki, bir parmağın diğerine düşman olmasına imkan yoksa tasavvuf ehlinin de diğer insanlara kin ve düşmanlık gütmesine imkan yoktur. onlardaki hoşgörü dolu doludur; fetö’cülerdeki gibi sahte ve propaganda amaçlı değildir.

ruh, rabbin halkından(maddi) değil, emrindendir ve ruh haktan bir nefhadır(esintidir).

not: bu da konuyu kendince deneyimlemiş bir okuyucunun mesajı:

“saf, sebepsiz, limitsiz, zamansız ve mekansız bir mutluluk, huzur, bütünlük hâli var. bu hâli biliyorum, tanıyorum; içinden kopup geldim ve dahi düştüm.

insanın cennetten dünyaya düşmesi bu işte. o dehşet anını çok net bir şekilde hatırlıyorum, sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını… dünya sürgününün başladığı o an içimde derin, doldurulamaz bir boşluk bıraktı.

benlik bilincimin olmadığı, etrafımda gülen, mutlu, şeklini şemâlini tanımlayamadığım bir sürü arkadaşım var, binlerceler ama bakınca ‘bir’ görünüyorlar. bizim gibi katı bir bedenleri yok, çok lâtif, tül gibiler sanki, içleri hem görünüyor hem görünmüyor, su gibiler, şeffaf.
sonra bir şey oluyor, arkadaşlarım ortadan kayboluyorlar önce, dehşete düşüyorum, neredeler neredeyim ne oluyor neden yapayalnız kaldım burada? tüm o saf güzellik, mutluluk ve huzur hâli nereye kayboldu?

onlarla olmak istiyorum, burası ne çirkin, ışıksız bir yer. bomboş bir tarladayım ve sarı sokak ışığı aydınlatıyor etrafı, dehşet ve vahşet içindeyim, büyük bir vahşete tanık oluyorum o an; derin, anlatmakta aciz kaldığım çok derin bir korku yaşıyorum. tüm ailem ve dahi tanıdığım herkes gözlerimin önünde katledilmiş gibi bir yalnızlığa düşüyorum.

sonra bir şey oluyor ve gittiğim yönün tersine dönüyorum, orada insanlar oturuyor, ağızlarını açıp kapatıyorlar, el kol hareketleri yapıyorlar, gülüşüyorlar. arkadaşlarımla kıyaslıyorum onları istemeden, hiç benzemiyorlar birbirlerine. onların konuşması sözsüz bunlar bağırıyorlar.

onlar tatlı tatlı gülümsüyor bunların ağzı beni yiyecek gibi açılıyor gülerken.
onlar lâtif, güzel ve şeffaflar bunlar kaba, çirkin ve karanlık.
yanlarına gitmem gerektiğini anlıyorum, artık onlara emanetim, yeni hayatım burada başlıyor. şu en tatlı gülen ve en tanıdık olan, annem olmalı. bir de ismim varmış; çağırırken onu söylüyorlar”

isnetus 23.01.2019 08:40 ~ 09:06

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Geri bildirim: Müzik – İsnetus

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu