
ancak o acının ertesi günü de vardı elbette. sindirim sistemim her açıdan bayağı zorlanmıştı. ben de araştırmaya başladım. biber ve bir kısım sebzelerde bulunan “rafinoz” adlı büyük moleküllü bir şekerin, insan vücudunda sindirilemediğini ve rafinozun şişkinliğe yol açtığını öğrendim.
rafinozu izale etmenin yöntemi de doğranmış sebzeleri karbonatlı suda bekletmek imiş. sonraki gün doğradığım şili biberlerini kızartmadan önce bir iki saat karbonatlı suda beklettim ve gerçekten memnun edici bir sonuç aldım. şili biberleri acılığından bir şey kaybetmemişti; ama artık eskisi gibi sindirim sistemimi zorlamıyordu.
sebzeleri pişirme veya kızartma işleminden önce doğrayıp karbonatlı suda bekletmeyi herkese şiddetle tavsiye ederim. ancak patlıcan ve patates bu noktada istisna teşkil etmektedir. zira bu ikisinde rafinoz değil, solanin adlı toksik bir madde bulunmaktadır.
solanin adlı bu madde 200°c’ye kadar ısıya dayanıklıdır. o yüzden pişirme ile onu yok etmek pek mümkün değildir. solanin’den kurtulmanın yöntemi ise tuzlamak, tuzlu veya sirkeli suda bekletmektir. mesela, doğranmış patlıcanları iyice tuzlayıp süzgeçte bekletip suyunun süzülmesini bekleyebiliriz veya diğer yöntemler… deneyip en etkili usulü bulmak da size kalmış.



