SiyasetEsma-ül Hüsna ve TecellileriHatem'ül Enbiya (sav)İdeolojiİman ve İnkarNübüvvet vs. VelayetPeygamberlerSahabe-i Kiram - 4 Halife - Ehl-i BeytŞuur (Nefs) MertebeleriŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurToplumsal Bilinç

Süfli Siyaset 2

Emmare yani madde ve tabiat seviyesine düşmüş bilinçler için siyaset bir kaynak paylaşım savaşıdır.

emmare bilincin görüşüne göre dünya kıt kaynaklara sahiptir. birilerinin müreffeh hayatlar sürebilmesi için diğerlerinin çok daha azla yetinmesi gerekir. bu durum insanlar ve gruplar arasında çatışmaya ve paylaşım kavgasına yol açar(sosyalizm bu noktadan çıkmış ama daha büyük sefalete ve zulme yol açmıştır).

aç bir köpek sürüsünün arasına biraz kemik atın, ne görürsünüz? köpeklerin daha fazla pay alabilmek için birbirleriyle dalaştıklarını değil mi? işte tabiat ve madde seviyesine düşmüş bilinçler dahi aynen köpek içgüdüleri ile hareket ederler.

kimileri bu noktada itiraz edecek ve mücadelenin ideolojik olduğunu öne sürecektir. ancak bu görüş özü itibariyle yanlıştır. zira ideolojik mücadele yüksek bilincin ve ulvi siyasetin alanına girer. emmare bilincin ise aslen ideoloji ile işi olmaz. onun tek ideolojisi, “kaynaklardan daha çok pay” alma hırsıdır. onun benimsemiş göründüğü fikirlere aldanmayınız. onda fikirler saplantı, obsesyon ve takıntı düzeyindedir ve fanatizmden ibarettir. onun için fikir, diğer sürülerden farklı bir sürü ve kimlik oluşturmaya yarar. zira vahşi tabiatta bir sürüye dahil olmadan hayatta kalmak mümkün değildir.

müslümanlar(!) için dahi bu tespit birebir geçerlidir. onlarda din sadece söylem düzeyinde ve grup, aidiyet ve kimlik üretmek için araç konumundadır. böylece kaynak paylaşım savaşına onlar da bir başka cepheden dahil olmuşlardır(bu hale itiraz ettiğimi sanmayınız. mevlana’nın dediği gibi: şemsin yalanına bile hırkamızı veririz, şemsin kendisine ise canımızı…).

ulvi siyaset ehli ise günümüzde bulunmaz. bunun için toplumsal veya kolektif bilincin emmareden, yani madde ve tabiat seviyesinden kurtulması gerekir. bu bilinç düzeyinde allah’ın “ganî” esmasına, yani zengin olduğuna iman hasıl olmuştur ve zorunlu olarak da inançlarına göre muamele görürler; yani onlara kolay yoldan büyük zenginlik ihsan edilir. zira allah insanlara veya toplumlara kendisine olan zanlarına göre muamele eder.

dolayısıyla mücadele artık kaynak paylaşımı için olmaz. savaş artık saf ideolojiktir. iman-küfür mücadelesidir. bu mertebe peygamber efendimiz ve ashabının bulunduğu bilinç düzeyidir. sahabeyi yüzeysel taklit etmekle bu mertebeye ulaşılmaz. bunun için nübüvvet nuru gereklidir.

isnetus 24.03.2025 11:57 ~ 23:54

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu