Zerre Kadar İmanı Olan Sonunda Cennete Girecek
Tüm çürük çarık islami anlayış ve yorumlar, ayet ve hadislerin bağlamını taşırmaktan doğar. ayet ve hadisler kendi başına hüküm değildirler çünkü bağlamları belirsizdir. ancak fehm/basiret/feraset sahibi bir kimse onları bağlamına yerleştirir ve insanlığa sunar. üstelik teorik olarak üretilebilecek bağlamların veya modellemelerin bir limiti de yoktur; çünkü hakka yolculuk, sonsuza uzanan bir merdivene çıkmak gibidir. her basamak, yeni bir bağlam üretir ve alttakinden daha gelişmiştir.
işte bu sebeple islam’ın statik olduğunu düşünen kimse çok büyük bir yanılgı içindedir. yeni bir model üretmek şartıyla, önceki tüm modelleri çekinmeden çöpe atabiliriz; zira “hakkı, hak adına nefyetmek* caizdir”. bana göre islam, “sürekli devrim” düsturunu benimser. bu noktada “bir günü bir gününe eş olan aldanmıştır” hadisi, ölçü ve delilimizdir.
bu girizgahtan sonra asıl meselemize dönersek, “yok öyle herkese bedavadan cennet dağıtmak”.
hüküm şudur: “nasıl yaşarsan öyle ölürsün”
bir ömür boyunca bilinç bedenini kendi ellerinle inşa ediyorsun, ki o bilinç bedenin ahiretteki somut bedenindir. bilincin inşası, kişinin temel inançları üsütnde yükselir. inançlar ise fiiller ve uygulamalar ile vücud bulur. kuru akli bilginin bu noktada değeri yoktur; beyinle birlikte yok olur gider. kişiye ancak hayat tarzı haline getirdiği inançlar bâki kalır.
“falanca filanca cennete girerse, kalsın ben almayayım” tribinde olanlara da bir çift sözüm var. sen daha Allah’ın mutlak adalet sahibi olduğunu bile idrak edemediysen şirk içindesin; çünkü Allah’a zulüm ve yersiz iş atfediyorsun. Allah zulmü kendine haram kılmıştır. sana ne el alemden; onları yargılamak sana mı düştü? adalet herkese hakkını vermektir. herkes neye layıksa, eksiksiz fazlasız, onu bulacaktır. sendeki o minicik adalet duygusu bile nereden geldi sanıyorsun? onun “adl” isminin denizinden bir damladır o.
sonuç: temiz bir itikada sahip olup, o noktada uygulamaya geçmeyen kimse, zerre kadar bile iman sahibi olamaz. imanın zerresi bile güneşten daha parlaktır.
(bkz: iman/#67307725)



